Neden hele şükür! 17-18 sene önce Konya Çevre Koruma Eğitim ve Araştırma Derneği olarak KOSKİ ile ortaklaşa “Su Tasarrufu” konulu bir proje yürüttük.
O zaman içme suyu ile ilgili bir sıkıntı yoktu. Ancak ilerleyen dönemde küresel ısınma nedeniyle su sıkıntısı olacağı belliydi. Sadece kuyulardan değil, Altınapa baraj gölünden de içme suyu alıyorduk. İlaveten Mavi Tünel Projesi ile de 414 Milyon Metreküp su geleceği bunun 100 Milyon metre küpünün içme suyuna ayrılacağı konuşuluyordu. KOSKİ’ miz artık rahattı. Yattı.. uzun süre su sorunu yokmuş gibi davrandı.
Önce İç Anadolu Çevre Platformu ile, sonra Türkiye Çevre Platformu ile Konya Kapalı Havzasının yıllık 2 Milyar Metreküpün üzerinde bilanço açığı verdiğini, bu açığın da yeraltı sularını çekerek karşılandığını defalarca raporlayıp anlattık. Ben önce Konya’nın Sesi Gazetesinde, sonra AHB Medya’daki haftalık yazılarımın çoğunda dile getirdim. Yazılarımda Üniversitelerimize, meslek odalarımıza ve belediyelerimize laf atıyor, çözüm için harekete geçmemiz gerektiğini anlatıyordum.
Hiç kimsenin ağzını bıçak açmazken, 12.Kasım.2024 milat oldu. KOSKİ’miz “Kaç günlük suyumuz kaldı” başlığıyla basına açıklama yaptı. Bu açıklamanın ardından Bazı Üniversiteli akademisyenlerimiz, meslek odalarımız konuyu yumuşakça anlatmaya başladılar.
KOSKİ İyi Çalışan Disiplinli bir Genel Müdürlük:
1971 yılından 1993 yılına kadar Konya İl Sağlık Müdürlüğü’nde su işlerine baktım. 1993 ten 2002 yılına kadar Konya İl Çevre Müdürlüğünde görev yaptım. Özellikle Altınapa barajından su alınıncaya kadar KOSKİ tüm içme suyunu kuyulardan temin ediyordu. Su mahrumiyeti yaşanmadı. Hatırladığım kadarıyla su kaynaklı bir salgın hastalık çıkmadı.
KOSKİ’nin açıklamalarından, artık küresel ısınmanın gerçekliğine inandığını görüyoruz.
Ancak alınması gerekli önlemleri alma noktasında ben yeterli görmüyorum. KOSKİ’ nin dilinde kuraklık, su sıkıntısı vb.. söylemler var. Ancak Çölleşme kelimesi öcü sanki kullanılmıyor.
Yeraltı sularından hiç bahsedilmiyor. Sanki yeraltı suları önemsizmiş gibi. Yeraltı suları dip yapıyor dip. Bugün yarın kuyulardan çamur çekersek kimse şaşırmasın.
Ya yeraltı sularının tuzlanmasına ne demeli.. Yeraltı sularında kot çok düşünce Tuz Gölü’nün tuzlu sularının Konya Ovasına akışa geçtiğini biliyoruz. Topraklarımızın tuzlanması ne demek herhalde benden iyi bilirsiniz. Konya Ovası adım adım çölleşmeye doğru yol alıyor, hemşehrimiz Çevre Bakanı seyrediyor. Konunun uzmanı DSİ ve KOSKİ susmamalı Çevre ve Tarım Bakanlıklarını ayıktırmalıdır.
SEZARIN HAKKINI VERELİM
KOSKİ’nin bir önemli başarısı da “Tatlısu Çeşmeleri Projesi” dir. Bu proje Dünya çapında bir projedir. 20 yıldır yerel basınımızda çevre üzerine yazılar yazıyorum. Sürekli bu projeden bahsederim. Dünya Su Forumlarında tanıtılsın diye hep öneririm. Zira; “Su Yaşam Hakkıdır” Tatlı su çeşmeleri projesinin Dünya su forumlarında tanıtılıp tanıtılmadığını da bilmiyorum. Tanıtılmadı ise Dünya insanı bu güzel örnekten mahrum kalmıştır.
KOSKİ Sosyal Medya Hesabından yaptığı paylaşımla “Su Hayattır, Tasarruf Gelecektir” sloganı ile kuraklık tehlikesine karşı vatandaşları uyardı, ve neler yapabileceğimizi anlattı. * Su ayak izimizi azaltmalıyız * Tek kullanımlık ürünlerden uzak durmalıyız. *Suyu her alanda bilinçli tüketmeliyiz diye önerilerde bulunmaktadır.
Benim konu ile ilgili beklentilerim: İklim Kanunu’nu beklemeden bazı önlemler belediyelerimiz ve DSİ tarafından hemen alınmalıdır. Örneğin Belediyelerimiz çim sulamaya devam ediyor mu? Apartmanlarda ve sanayi bölgelerinde kaçak yeraltı suyu kullanımları tespit edilmişmidir? Tespit edildi ise sayaç bağlanmışmıdır? DSİ tarımsal sulamalarda kaçak kuyulara en azından sayaç bağlamış- mıdır? Tuzgölü’nün tuzlu sularının Konya Ovasına doğru akışa geçtiğini bölgemizin siyasi lideri Büyükşehir Belediye Başkanıma duyurmak isterim. Herkesin bayramını candan kutluyorum.
Hoşça kalın.